
Hayatımda yaşlı insanların yeri hep bambaşka olmuştur.
Tertemiz kalpleri, kendilerine has kokuları, pamuk gibi yumuşak tenleri.. Dokunmaya kıyamaz insan.
Benim hayatımda ise, annemden sonraki en değerli varlığım olan anneannem vardı. İnsan görünümdeki meleğimdi benim. Yanından hiç ama hiç ayrılmak istemediğim, narinciğimdi.
Yılların verdiği bilgi birikimini bıkmadan usanmadan aktarmaya çalışırdı, tabi kendi deyim ve sözleriyle. Anlamasam bile anlamış gibi yapar, şaşırırdım. Ben hayretlere düştükçe, o daha bi iştahlı anlatmaya devam ederdi taa ki ağzı kuruyup susayana kadar.
Öyle özlüyorum ki Sen'i, gün geçtikçe artıyor özlemin.
Adımı söylemek için tüm aile bireylerinin ismini sıralardın, sonra da kendine kızardın, sinirli insan hiç bu kadar sevimli olabilir mi bilmem ama sen hayatımda gördüğüm en huysuz ve tatlı kadındın.. Otuduğun yerden verdiğin temizlik dersleri, canın sıkılınca kalkıp un helvası yapman, arkadaşlarım geldiğinde yanında oturmamızı istemen, ders çalışıyorum diyip chat yaptığım ortaokulları zamanımda inanıp, liseye geldiğimde teknolojiyi öğrenip artık kanmaman. 90'lı yaşını devirmene rağmen, içindeki enerji ve hayata bağımlılığını kaybetmemen, tam aksine daha canlı ve tutkulu olman, yıllara meydan okuman..
İzinden devam ediyorum, merak etme biriciğim..
Bayramlarda kapıya gelen çocuklara, senin yaptığın gibi biriktirdiğim bozuk paraları veriyorum, kalem veriyorum.. Ama, seninle paylaştıklarımı kimseyle paylaşamıyorum. Kimseyi senin gibi öpemiyorum, koklayamıyorum. Kimse sen gibi saf ve temiz değil.
Öyle özlüyorum ki seni pamuğum, Naime'm!
Fotoğraflar çekiyorum senin gibi pamukların.. çektiğim fotoğrafların hepsinde senden birer parça buluyorum ve özlem gideriyorum.
Uzun süredir göremiyorum seni.. Her gece kapatıyorum gözlerimi ve bekliyorum..
çok bekletme olur mu?