4 Eylül 2009 Cuma

Ben bir Ceviz Ağacıyım GÜLHANE Parkında!

Kulakları çınlasın rahmetli Cem Karaca'nın! Ne güzel söylerdi, ne de güzel eşlik ederdik!
Gülhane denilince aklımda, yıllaaar öncesinin hayvanat bahçesi ve lünaparkı geliyordu geçen seneye kadar. Yolumun pek o taraflara düşmemesi, düşse de merak edip kafamı Gülhane'den içeriye sokmadığımdan, bu
eşsiz güzelliğin farkına çok geç vardım!
Ne istesem, dilesem oluyor son birkaç yıldır. İngiltere'de de Hyde Parkı,
Oxford üniversitesinin parkını gördükçe, ahhh ahh keşke İstanbul'da da böyle şehir içinde, çimlere uzanıp kitap okuyabileceğimiz, sohbet edebileceğimiz, kısacası kafa dinleyeceğimiz büyük parklarımız olsa diyordum. Evet, artık öyle bir yer var. Hem de Yıldız Park'ından daha temiz, daha düzenli, ışıl ışıl.. Üniversite'den sınıf arkadaşımın izninde olması, benim de işsiz olarak boş gezenin boş kalfası olmamdan dolayı, bugün Gülhane Park'ına gittik. Aman pek bir harikaydı. Gitmediyseniz, mutlaka görmelisiniz, çimlere yayılıp çıplak ayakla yürümelisiniz, negatif elektriğinizi boşaltmalısınız, Aşık Veysey ile fotoğraf çekilmelisiniz, Sultanahmet'e yürüyüp, Tarihi Sultanahmet Köftecisinde, köfte yemelisiniz, yönünü kaybetmiş turistlere yardımcı olmalısınız, İstanbul'un tarihi havasını solumalısınız. Hatta ailenizi de bir gün alıp, akıllarında kalan o keşmekeşliği de silmelisiniz.
Neyse çok uzatmıyım, bugün çektiğim birkaç fotoğrafı sizinle paylaşayım.
Bu arada, 3. iş görüşmesi için aradılar, haftaya perşembe büyük patronla görüşme! umarım bu son olur, mecalim kalmadı gari.. :)

*tekrar belirteyim. :) Göreceğiniz fotoğraflar, bir Hyde Park, bir Central Park değildir.
İstanbul Gülhane Park'ına aittir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder