
Sanıyorum son zamanlarda bulduğum en anlamlı resimdir yukarda gördüğünüz. Aynen de katılıyorum yazanlara.. Hayat bu şekilde geçip gidiyor..
İlkokul; okumayı ben de öğrenip kırmızı kurdelamı takacak mıyım, elimde kalemimle fotoğraf çekilebilecek miyim, çarpım tablosunu ne zaman ezberleyeceğim... sorularıyla geçti gitti..
Ortaokul; birden fazla öğretmen nasıl derslere girecek, biri çıkacak diğeri nasıl girecek, bu kadar çok dersi nasıl yapıcam, takdir mi alıcam teşekkür mü, hangi kolu olsam acaba(genelde nedense hep temizlik kolu olurdum), üst sınıftaki şu çocuk da hoşmuş.. son sınıfa doğru; eteğimin boyunu uzatma vakti geldi, beyaz uzun külotlu çorap giymek istemiyorum, baklava desenliler daha güzel duruyor, liseye gidenler çok havalı... diyerek geçti..
Lise; artık pişkinliğin vermiş olduğu bilmişlikle, okul kırmanın, öğretmene 'hoca' demenin, sevgili yapmanın, süslenip püslenip dershaneye gitmenin, en güzel ve eğlenceli zamanların, gerçek arkadaşlıkların, 'marka' kavramının hayatın bir parçası olup herşeyi beğenmemenin, hayalkırıklıklarının, üniversite stresinin koşturmacasıyla göz açıp kapayana kadar geçti..
Üniversite ise; artık olmuşluğun verdiği ağırlıkla yer, mekan, arkadaş, ders seçme lüksüyle ilerledi. En ciddi sorumlulukların ve kararların olduğu bir dönem olarak başladı ve gelecek kaygısıyla bitti!
Sonrasındaa Welcome to real life!
Daha sonrası mı? Eklediğim resme bakmak gerekiyor sanıyorum ki!
Puff!! Hayatım bu şekilde geçsin istemiyorum!
Çok mu şey istiyorum yahuu??

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder